Erol's profileEROL YALÇINPhotosBlogListsMore Tools Help
March 28

YILLAR SONRA

Yıllar sonrada bir hazan sabahında
Sessizce uyanırsam yüreğimde olacaksın
İşte o an nerelerden duyacaksın
Vakit çok geç,bitmiş olacak
Beni nerden bulacaksın
Bir defa kaybedersem
Belki bir daha bulamam
Seni şimdi istiyorum,yıllar sonra duyamam
Nerdesin sen sabahım,en yürekten dualarım
Biliyorum doğacaksın,umudusun sen bahtımın
Ortasında kalbimin,bir yer açtım senin için
İstersen sonsuza kadar
Gelme yine ben beklerim
Şiir
Yıllar geçti,yollar geçti
Herşey geçti ömrümden
Bir sen geçmedin
Bir senden geçemedim
Ve bugün hala tepiniyorsa şuranda yüreciğin
Daha da yolun var demektir
Koş yeni yıllara,yeni yollara
Ben seni hep beklerim
Kadınım;
Nice yıllara
Ve yıllar sonrada uyanırsam bir hazan sabahında
Bir şarkı daha yazacağım sana
January 01

ASİ

Aşkın Dili Kuş Dili Gibidir, Ona Süleyman Gerek.
Aşkın Sabrı Sonsuzluktur, Ona Yus'uf Gerek.
Aşkın Esintisi Tufan Gibidir, Ona İsrafil Gerek.
Aşkın Yolu Dağ, Kır Ve Çöldür, Ona Kerem, Ferhat ve Mecnun gerek.
Bendeki Aşkın Tarifi Yok Sevgili, Onu Anlatabilmek İçin Yaşamak Ve Yaşatmak Gerek.
 

Erol Yalcin

Location
03 Ekim  
Photo 1 of 6

EROL YALÇIN

December 13

İşte Ben

Ben alışılmamış bir insanım biliyorum
Bir karanlıktır ben de pırıl pırıl zamanlar
Mağrur kalbim her yerde asi ve yalnız
Neyleyim umduğum gibi çıkmadı insanlar.
Herkes bir şey aldı götürdü benden
Dağıttım kaç yıl sevgilerimi cömertcesine
Gözlerim bir vefa arar, arar da bulamaz
Nicedir hasret kulaklarım bir dost sesine
Bilirim, çoğu gün hüzünlüdür bakışlarım
İçimde biri ağlar güldüğüm zaman bile
Gömerken kalbime bütün arzularımı
Yanarım yaşanmamış anıların özlemiyle
Sevdiğim mahzun şarkılardır, hüzünlü resimler
Garip akşamlarda yaşadığımı anlarım
Çevremde kim varsa konuşur durmadan
Ben hep bir heykel asaletiyle susarım.
Gecenin bir yerinde teselliler biter de
Dağıtır saçlarımı onun güzel elleri
Kokusu rengi kalır ellerinin gecelerde
Doğan gün uzaklardan getirir sevdiğimi
Ümit Yaşar Oğuzcan
Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin?
Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek...
Ama... Bir adım daha atamazsın.
Uzanıp tutamazsın;
Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
Planların, kaçışın, kurtuluşun
Ve deler sevgi dolu yüreğini
Sevgi bilmeyen bir kurşun.
Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin?
Batan bir gemiye el sallayamamak,
Oturup ağlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir tahta parçasını tutamamak,
Nedir bilir misin?
Sevmek nedir bilir misin?
Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır
Bütün benliğini sarar, ısıtır.
Her gülüşte yeniden doğarsın
Ve bin kere ölürsün her iç çekişte
Nasıl anlatsam bilmem ki.
Yani "sevmek" işte.
Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Çemberini kıramamak kelimelerin.
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
"Seviyorum" diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?
Ümit Yaşar Oğuzcan
Süzülüp mavi göklerden yere dogru
Omuzuma bir beyaz güvercin kondu

Aldim elime, usul usul okşadim
Sevdim, gençligimi yeniden yaşadim

Bembeyazdi tüyleri, öyle parlakti
Açsam ellerimi birden uçacakti

Egildim kulagina; dur, gitme dedim
Hareli gözlerinden öpmek istedim

Duydum; avuçlarimda sicakligini
Duydum; benden yillarca uzakligini

Çirpinan kalbini dinledim bir süre
Ve uçmak istedim onunla göklere

Ak güvercinin iri gözleri vardi
Güzelliginden fişkiran bir pinardi

Soguk sularindan içtim, serinledim
Çaglayan bir nehrin sesini dinledim

Belki buydu sevmek hayat belki buydu
Işil işildim, gözlerim dopdoluydu

Bir name yükseldi sevinçten ve hazdan
Bir name yükseldi, güzelden beyazdan

Uzatti sevgiyle pembe gagasini
Birden ögrendim hayatin manasini

Kaderde sevgiyi sende bulmak varmiş
Seninle bir çift güvercin olmak varmiş
Ümit Yaşar Oğuzcan